Alışveriş Bağımlılığı

Posted by on Oca 1, 2017

Alışveriş Bağımlılığı

Hepimiz dönemsel olarak ihtiyaçlarımız doğrultusunda alışveriş yapma gereksiniminde bulunabiliriz. Hayatımızın içinde sıklıkla tercih ettiğimiz alışverişler; bazen ihtiyaçlarımızı gidermek bazense anlık tatminler elde amacıyla tercih ettiğimiz bir satın almayı temsil edebilir. Günlük ve dönemsel ihtiyaçlarımızı giderirken yaptığımız alışverişler, bütçemizi sarsmadığı ve her durumda dürtüsel olmadığı sürece sağlıksız bir durum değildir. Fakat bağımlılık gösteren kişilerde bu durum biraz değişiklik gösterir. Alışveriş bağımlısı kişilerin zihinleri günün yoğun bir kısmında alışveriş ile meşgul olur. Önüne geçemedikleri bir satın alma dürtüsü duyarlar ve bütçelerini sarsacak dahi olsa bu dürtüye engel olamazlar. Alışveriş öncesinde ve sırasında rahatlama duygusu yaşarken ilerleyen zamanlarda suçluluk duygusu belirginlik kazanır. Alışveriş mağazalarında veya internetteki alışveriş kulüplerinde çok fazla zaman geçirirler. Bu süre zarfında ihtiyaç duymadıkları şeyleri alma eğilimleri yüksektir. Aldıkları şeylerin çoğunun etiketi dahi çıkmamış veya kullanılmadan dolaplarında yıllarca kalmıştır. İlerleyen aşamalarda mali durumları hasar almaya başlar ve aile içi ilişkileri etkilenmeye başlar. Genellikle kendileri farkında değildir ama çevrelerinden bu konuyla ilgili sıklıkla şikayet alırlar. Özetle kişi yaşadığı olumsuz duyguları giderme amacıyla her seferinde alışverişe başvuruyorsa bağımlılık söz konusu olabilir.

Alışveriş bağımlılığı, dürtü kontrol bozukluğu sınıfında değerlendirdiğimiz bir bağımlılık türüdür. Çoğunlukla altında mutsuzluk, sosyal sorunlar veya doyumsuzluk gibi başa çıkmakta güçlük çektikleri problemler yatar. Zaman zaman depresyon, kaygı bozuklukları ya da başa çıkamadığımız duygular kendimizi daha mutlu ve güçlü hissetmek adına bizi kontrolsüz şekilde alışveriş yapmaya itebilir. Bu bağımlılıktan muzdarip kişiler genellikle endişeli ve üzgünken alışveriş yapmayı tercih ederler. Bu şekilde çözemedikleri problemlerinin hayatlarında yarattığı duygusal boşluğu doldurma eğilimindedirler. Örneğin eşiyle tartışma yaşayan bir kadın hayal edelim. Tartışmanın gerginliği hala üzerinde etkisini sürdürürken, tartışmayı devam ettirip çözme davranışı göstermek yerine bu duyguyu alışveriş yaparak bastırma ve anlık rahatlamalar yaşayarak geçiştirme eğilimine girebilir.

Bu bağımlılık türü çoğunlukla kadınlarda görülmekle birlikte erkeklerde zaman zaman karşımıza çıkan problemlerden biridir. Toplum genelindeki yetişkinlerin %2-6 ‘sını etkilediği yönünde araştırmalar mevcut. Genellikle kişiler 18 yaşından sonra bu bağımlılığı geliştirirler ve bu dönem çoğu zaman sabit bir gelirlerinin ve kredi kartlarının olduğu dönemlerde belirginlik kazanma eğilimine girer. Kadınların alışveriş eğilimi makyaj, parfüm, giysi ve mücevher odağındayken erkekler daha çok elektronik malzemeler, cep telefonları, araba ve hırdavat alışverişlerini tercih ederler.

Bu durum kişide psikolojik, ekonomik ve sosyal ilişkilerde bozulmalara sık sık yol açabilir. Uzun vadede sadece kendi kazançlarıyla değil, çevrelerinden borç alarak ilerledikleri için ikili ilişkileri yara alır ve güvensizlikler baş göstermeye başlayabilir. Kişiler duygusal boşlukları alışverişle kapatma eğiliminde olduklarından sorunları başa çıkamayacakları boyutlara gelebilir. Bu noktada asıl problemin çıkmaya başladığı dönem kazanç ihtiyaç dengesinin sarsılması ile şekillenir genellikle.

Alışveriş bağımlılığının tedavisinde ise ilaç ve psikoterapi bir arada uygulanır genellikle. İlaçlar dürtü kontrolünü sağlamalarını kolaylaştırırken, terapi başa çıkma becerilerini geliştirir, kendilik algılarını ve alışveriş sırasında gösterdikleri davranış örüntülerini değiştirmelerine yardımcı olur. Bu noktada kişilerin bu döngüyü kırmasına yardımcı olabilecek bir takım önlemler almaları elbette önemlidir. Kredi kartlarını kapatmaları, mümkün olduğunca nakit alışveriş yapmaya çalışmaları, ne gibi durumlarda daha fazla alışveriş dürtüsü duyduklarını saptamaları ve bu durumlarla başa çıkmak için farklı yöntemler denemeleri gibi. Fakat profesyonel yardım almadıkları sürece dürtüleriyle başa çıkmayı öğrenmeleri çoğu zaman zorlayıcıdır. Burada duygusal boşluk alışverişle sonuçlanırken, sadece semptomlara odaklanıldığında ve asıl problem ele alınmadığında bir sonraki aşamada kişi alışveriş yerine yeme bağımlılığı ya da egzersiz bağımlılığı gibi farklı boşluk doldurma seçeneklerini koyabilir.

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir